Gundem
Çin'de Tartışmalı "Etnik Birlik Yasası" Onaylandı

Çin Parlamentosu, 2023 yılında tartışmalı "Etnik Birlik Yasası"nı ezici bir çoğunlukla onayladı. Bu yasa, özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri üzerinde önemli etkiler yaratacak. Yeni düzenleme ile birlikte, azınlık dillerinin eğitimdeki birincil rolü ülke genelinde yasaklanıyor. Yasanın kabulü, Pekin'de düzenlenen oylamada 2,756 evet oyu ile gerçekleşti. Üç hayır ve üç çekimser oyla yürürlüğe giren bu yasayla, tüm devlet kurumları ve özel sektör, "Çin ulusuna ait ortak bir bilinç" oluşturmayı yasal bir zorunluluk haline getiriyor.
Yasanın Amaçları ve Eleştiriler
Çin hükümeti, bu yasayı etnik gruplar arasındaki toplumsal bağı güçlendirecek bir adım olarak savunuyor. Ancak eleştirmenler, bu hamlenin azınlık haklarını tamamen ortadan kaldıracağını ve zorunlu asimilasyonu kalıcı bir devlet politikası haline getireceğini belirtiyor. İnsan hakları savunucuları, bu düzenlemenin Çin Anayasası'ndaki "etnik grupların kendi dillerini kullanma ve özerklik hakları" ile çeliştiğine dikkat çekiyor.
Eğitimde Yerel Dillerin Kısıtlanması
Yasanın en çok tartışılan maddelerinden biri, anaokulu öncesinden başlayarak lise son sınıfa kadar zorunlu eğitimin tüm aşamalarında Mandarin Çincesinin kullanılmasını şart koşuyor. Daha önce İç Moğolistan, Tibet ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi gibi bölgelerde yerel dillerde eğitim hakkı kısmen korunuyordu. Ancak yeni yasayla birlikte azınlık dillerinin eğitimdeki birincil rolü tamamen yasaklanıyor. Bu durum, yerel kimliklerin zayıflatılması riskini de beraberinde getiriyor.
Demografik Değişim ve Uluslararası Etkiler
Ayrıca yasa, etnik azınlıkların yoğun yaşadığı bölgelerin demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan "karşılıklı gömülü topluluk ortamları" oluşturulmasını teşvik ediyor. Bu bağlamda, Han Çinlileri ile diğer azınlık gruplarının birbirlerinin mahallelerine göç ettirilmesi hedefleniyor. Bu durum, yerel kimliklerin zayıflamasına yol açabilir. Uzmanlar, bu durumun, etnik ayrımcılığın artmasına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
- Yasanın 55 farklı etnik grubu doğrudan etkilemesi
- Uygur ve Tibet kimliğinin korunmasının zorlaşması
- Yurt dışında yaşayan aktivistlere karşı yasal işlem başlatma yetkisi
Yasa, ayrıca Çin sınırları dışındaki kişi ve kuruluşların "etnik birliğe zarar verme" gerekçesiyle yargılanabilmesine olanak tanıyan bir hukuki zemin yaratıyor. Bu durum, Pekin yönetimine yurt dışındaki aktivistlere karşı yasal işlem başlatma yetkisi veriyor. Harvardlı hukukçu Rayhan Asat, kardeşi Ekpar Asat’ın Sincan’da "etnik ayrımcılığı kışkırtma" suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırılmasını örnek göstererek, yasanın her türlü hak ihlali için stratejik bir kılıf olarak kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.
İç Moğolistan’da 2020 yılında ders kitaplarının değiştirilmesiyle başlayan ve geniş çaplı protestolara yol açan asimilasyon uygulamaları, yeni yasayla birlikte tüm ülkede hukuki bir nihayete ermiş oldu. Bu gelişmeler, Çin'deki etnik grupların geleceğini belirsiz hale getiriyor ve uluslararası kamuoyunda büyük bir endişe yaratıyor. Etnik Birlik Yasası'nın uygulanması, sadece ülke içinde değil, uluslararası alanda da tartışmalara yol açacak gibi görünüyor.




