Gundem
Emrah Şener'e Örgüt Lideri Suçlaması: BKM Yolsuzluğu Soruşturması

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) nezdinde gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarına yönelik yürütülen soruşturma sonuçlandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) suç duyurusuyla başlayan süreçte, hazırlanan iddianamede eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener, örgüt lideri olarak gösterildi. Soruşturma, 2023 yılında BKM’deki ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarını kapsamaktadır.
İddianamenin Detayları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, TCMB'nin ana hissedarı olduğu BKM'de gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlükler yapıldığı ifade edildi. İddianamede, Emrah Şener’in yanı sıra eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş’ın da aralarında bulunduğu toplam 9 şüpheli hakkında suçlamalarda bulunuldu. BKM, mağdur konumdayken, TCMB şikayetçi taraf oldu.
İddianamede, Şener’in liderliğini yaptığı suç örgütünün, geçmiş dönemlerden tanıdıkları kişilere usulsüz olarak ihale verilmesini sağladığı ve BKM kaynaklarının üçüncü kişilere aktarılmasına neden olduğu belirtildi. Bu durum, örgütün illegal yollarla maddi kazanç sağlamaya çalıştığına işaret ediyor.
Şener ve Aytaş’ın İlişkisi
İddianamede, şüphelilerin çoğunun Emrah Şener ile bağlantılı olduğu ifade edildi. Baran Aytaş’ın, Şener’in yüksek lisans öğrencisi olduğu ve 2017-2020 yılları arasında Şener tarafından Merkez Bankası’nda danışman olarak çalıştırıldığı kaydedildi. Aytaş’ın, BKM’de genel müdür yardımcılığı ve genel müdür pozisyonlarına getirilmesi de Şener’in yönlendirmesiyle gerçekleştiği vurgulandı.
İddianameye göre, Şener’in Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’nden (TTO) ihalesiz hizmet alımları yapmasını sağladığı, ayrıca örgüt üyesi Bora Koç’u TCMB’ye danışman olarak işe aldırdığı belirtildi. Koç, daha sonra BKM’de genel müdür yardımcılığı görevine getirildi.
Yurt Dışında Paravan Şirket Kurulması
Emrah Şener’in, yurt dışında paravan şirket kurma faaliyetleri de dikkat çekti. İddianamede, eski BKM çalışanı ve örgüt üyesi Muhammed Güven’in, Şener’in talimatıyla Singapur’da bir şirket kurdurduğu ve bu şirket üzerinden hizmet alımı yapılmış gibi fatura düzenlendiği ifade edildi. Bu durum, BKM’nin kaynaklarının hileli yollarla yurtdışına çıkarıldığına dair ciddi bir iddia olarak öne çıkıyor.
İddianamede, BKM üst yönetimine atanan kişilerin banka hesap hareketlerinde birbirleri arasında şüpheli para transferlerinin bulunduğu da belirtildi. Bu transferlerin, Şener’in talimatları doğrultusunda yapıldığı ifade ediliyor. Ayrıca, BKM tarafından yurt dışında görevlendirilen kişilere ödenen ödemelerin yarısının, bu kişiler tarafından Güven’in hesabına gönderildiği iddia ediliyor.
İddianamede Belirtilen Suçlamalar
İddianamede, suçlamalara konu olan altı eylem sıralandı. Bunlar arasında Çipli Plastik Kart Alım İhalesi, Troy için Spesifikasyon ve Applet Yazılım Geliştirme İhalesi, Boğaziçi Üniversitesi TTO'dan yapılan hizmet alımları gibi önemli konular yer alıyor. Bu eylemlerin toplam ihale bedelinin 177 milyon 192 bin 538 lira olduğu ifade edildi.
- Çipli Plastik Kart Alım İhalesi
- Troy için Spesifikasyon ve Applet Yazılım Geliştirme İhalesi
- Boğaziçi Üniversitesi TTO'dan Yapılan Hizmet Alımları
- Be Bold Reklam Tasarım Yazılım Ticaret Limited Şirketinden Yapılan Hizmet Alımları
- Yemek Kartlarıyla Yapılan Ödemeler
- Kurumsal Kredi Kartı Kullanımı
İddianamede, ihalelerin usulsüz bir şekilde gerçekleştirildiği, ihale bedellerinin kasten kanunda belirtilen istisnai sınırın altında bırakıldığı ve bu durumun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na aykırı olduğu ifade edildi. Ayrıca, ihale sürecinde gerekli belgelerin talep edilmediği ve ihaleye katılabilecek potansiyel isteklilerin engellendiği vurgulandı.
Soruşturmanın devamında, Emrah Şener ve diğer şüphelilerin eylemleriyle ilgili daha fazla bilgi ve belge toplanması bekleniyor. Bu süreç, Türkiye'deki yolsuzlukla mücadele çabalarının önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şener ve diğer şüphelilerin, haklarında yapılan suçlamalara karşı nasıl bir savunma yapacakları merakla bekleniyor.
Sonuç olarak, BKM nezdinde gerçekleştirilen ihalelerde yaşanan usulsüzlük iddiaları, Türkiye’deki finansal düzenlemelerin ve denetim mekanizmalarının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür olayların önlenmesi ve yolsuzlukla mücadelenin etkin bir şekilde sürdürülmesi, hem kamu güveni hem de ekonomik istikrar açısından kritik bir öneme sahiptir.




