Gundem
İBB Davasında Dördüncü Gün: Tablo Gerginliği ve Savunmalar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddialarıyla açılan davanın dördüncü duruşması, 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Duruşmada, etkin pişmanlıktan faydalanan sanık Ümit Polat'ın savunması alınırken, rüşvet trafiğini gösteren bir tablonun ekrana yansıtılması üzerine gergin anlar yaşandı. Davanın seyrini etkileyen bu olay, duruşmanın başından itibaren dikkatleri üzerine çekti.
Duruşmada Yaşanan Gerginlikler
Davanın üçüncü gününde, sanıkların savunmaları sırasında gerginlikler yaşandı. Silivri'deki cezaevi karşısındaki salonda, sanık yakınları ile güvenlik güçleri arasında tartışmalar yaşandı. Bu durum, duruşmanın başında bir krize yol açtı. Sanıklar, kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmediklerini belirttiler. İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, duruşma sonunda haksız yere seslerinin duyulmadığını savundu.
Sanıkların Savunmaları ve İddialar
Duruşmada, CHP Parti Meclisi Üyesi sanık Baki Aydöner'in kardeşi Bulut Aydöner, iddianamede yer alan iki eylemle suçlandığını belirtti. Aydöner, ailesinin ticari faaliyetlerinin olduğu şirketlerde çalıştığını ifade etti. Ardından, sanık Yavuz Saltık'ın salona girişindeki selamlaşma durumu, jandarmanın müdahalesine neden oldu. Bu olay, sanıklar arasında tartışmalara yol açtı.
- İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık selam verirken jandarma müdahale etti.
- Sanık avukatları jandarmaya tepki gösterdi.
- Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük'ün savunması yapıldı.
Küçük, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek, 31 Mayıs 2025'te gözaltına alındığını ifade etti. Ayrıca, kendisi aleyhine ifade veren tutuksuz sanık Ömer Güngör ile aralarındaki iletişimin olmadığını vurguladı. "5 milyon kocaman bir bavul yapar" diyerek, kendisine yöneltilen rüşvet iddialarını reddetti.
Davanın Geleceği ve İddianamedeki Detaylar
Duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftada dört gün yapılması planlanıyor. İddianamede, İmamoğlu'nun örgüt yöneticisi olarak gösterildiği ve birçok suçlamanın yer aldığı belirtiliyor. İhalelerde usulsüzlük yapıldığı, iş insanlarından zorla bağış toplandığı gibi iddialar, 3 bin 739 sayfalık kapsamlı bir dokümanda yer alıyor.
İddianamede, İstanbul'da kurulan sistemin bir ahtapotun kollarına benzetildiği ve sanıkların devleti milyarlarca lira zarara uğratmakla suçlandığı ifade ediliyor. İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bu süreçte, etkin pişmanlık gösteren 76 sanıkla birlikte 15 gizli tanığın ifadeleri de davanın seyrini etkiledi.
Gizli tanıkların kullandığı kod isimler arasında İlke, Gürgen, Çınar ve Rüzgar gibi isimler bulunuyor. Sanıklar arasında Şişli ve Beylikdüzü belediye başkanlıklarından uzaklaştırılan isimlerin yanı sıra gazeteciler ve sanatçılar da yer almakta. Bu durum, davanın kamuoyunda geniş yankı bulmasına neden oluyor.
İBB davasında yaşanan gelişmeler, Türkiye'nin siyasi ve hukuki gündeminde önemli bir yer tutarken, duruşmaların ilerleyen günlerde nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.




